Evrendeki her şey titreşimden oluşuyor. Her atom ve atomun her parçası, her elektron ve molekül hatta düşüncelerimiz ve bilincimizde birer titreşimler. Bu titreşimler sonucu maddenin ürettiği doğal elektromanyetik alana aura diyoruz. Aura’yı bir dış uyaran karşısında bir objenin verdiği elektrofotnik cevap olarak tanımlayabiliriz. Fiziksel, duygusal, zihinsel ve sipiritüel durumla ilgili 7 farklı aura katmanı, çakralar yoluyla bu bilgiyi dış dünyaya, herkese ve her şeye gözle görülmeyen şekilde dağılıyor. Bitkilerin auraları çok hızlı değişebilir; bir yaprak koparıldığı yerde kırmızı renk verir ancak zamanla iyileşir. Hayvanların auraları çok geniştir, bu yüzden koşulsuz sevgi verirler. Çocukların auraları ise saf, parlak ve temizdir. Henüz materyalist, ego baskın dünya tarafından kirletilmemişlerdir. Üstelik çocuklar 5 yaşına kadar tüm aura’ları görebilirler. Yeni doğanlar bu yüzden hep karşılarındaki insanların gözlerine değil kafalarının üzerindeki renge bakar, beğenirseler gülerler, beğenmezlerse ağlarlar çünkü çocukların sevdiği insanlar hep iyi insanlardır!

Eski eserlerde görülüyor ki çok eskiden insanlar auraları çıplak gözle görebiliyordu. Buddha, christ gibi spiritüel liderler ve mağaralarda sıradan insanlar başlarının üzerindeki renklerle resmedildi. Günümüzde gerçekten arzulayıp uğraşanlar auraları görebiliyorlar, diğerleri Kirlian fotoğrafçılığını kullanıyor. Denemek isterseniz aurasını görmek istediğiniz kişiyi hafif aydınlatılmış bir ortamda düz beyaz bir duvarın önüne alın. Alnının tam orta noktasına odaklanın. Bu noktaya 60 sn kadar bakın, sonra halen o noktaya bakarken etrafı hissetmeye başlayın. Kişinin arkasının daha parlak ve daha uzaktaki arka duvardan daha farklı renkte olduğunu görmeye başlarsınız. Ne kadar uzun konsantre olursanız o kadar iyi görürsünüz. Aynada kendinize de deneyebilirsiniz. Aslında sizin doğanızda olan ama unuttuğunuz yeteneğinizi geri kazanabilirsiniz.

Kötü düşünceler auramızda buluttan lekeler bırakır, bunlar hayatta üstesinden gelmemiz gereken, almamız gereken derslerdir. Onun dışında auramızda genelde bir yada iki renk bulunur ve bu renkler genelde en sevdiğimiz renklerdir. Parlak olduğu müddetçe gökkuşağının bütün renkleri iyidir. Çok hızlı değişen parlamalar  hızlı değişen düşünceleri gösterir.

Eğer auranızı görmeyi başaramadıysanız dert etmeyin zira internette bir site yüklediğiniz fotoğraftan auranızın rengini gösteriyor. Site şu;

http://www.astrolantis.de/aura.php

Ruh halinizin hangi resimde nasıl olduğunu bildiğinizden kendiniz test edebilirsiniz. Renkler şu anlama geliyor;

Mor: Sipiritüel düşünceleri gösterir. Mor hiçbir zaman baskın renk değildir, geçici düşünce bulutları yada sipiritüel düşünceleri gösteren parlamalardır.
Mavi: Dengeli varlık, hayatın sürdürülebilirliği, sinir sisteminde sakinlik, enerji ve güçleri transfer eder. Aurasında mavi olanlar dengeli, rahat ve doğuştan hayatta kalanlardır.
Turkuaz: Dinamik varlığı, yüksek enerjili kişiliği gösterir, diğer insanları etkileyebilen kişilik.  Turkuaz auralı insanlar hızlı birçok iş yapabilir ve iyi organizasyon yaparlar. Tek bir şeye konsantre olmak zorunda olduklarında sıkılırlar. İnsanlar turkuaz patronlara bayılırlar çünkü amaçlarını anlatıp takımlarını etkilerler.
Yeşil: Dinlendirici, enerjiyi dönüştürücü, doğal şifa yeteneği. Tüm şifacıların sahip olması gereken renktir. Yeşil renk ne kadar kuvvetliyse o kadar etkilidir. Ayrıca bahçeciliğe bayılırlar ellerine ne değerse kolay büyür. Yeşil auralı biriyle olmak çok huzur verici ve dinlendirici bir deneyimdir.
Sarı: Neşe, özgürlük, bağımsızlık, hayat enerjisini hissetmek ve salmak. Sarı auralı insanlar içsel neşeli, çok cömerttirler ve hiçbir şeye bağımlı değildirler.
Altın Sarısı: Sipiritüel liderlik. Eğer sipiritüel lider olduğunu iddia eden birinin altın sarı aurası varsa sahtekar olmadığını anlayabilirsiniz.
Turuncu: Canlandırıcı, neşelendirici, ilgi çekici. ilham verici. güç gösterir. İnsanları kontrol etme yetenek ve isteği. Baskın renk turuncu olduğu zaman sarı renk eşlik eder ve daha sonra altına dönüşür, buda sıradan değil ama güçlü bir sipiritüel rehberin göstergesidir, eşsiz yetenekler gösterebilen kişidir.
Kırmızı: Materyalistik düşünceler, fiziksel bedenle ilgili düşünceler. Kırmızı auralı insanlar materyalist eğilimli insanlardır.
Pembe: mor ve kırmızı karışımı, sipiritüel anlamda aşk. Pembe elde etmek için mor (algıladığımız en yüksek frekans)’ı kırmızı(en düşük frekan)’la karıştırmak gerekir. Pembe aura gösterir ki birey sipiritüel farkındalıkla materyalist varlık arasında mükemmel dengeyi sağlayabilmiş. En gelişmiş insanların hem kafalarında altın renk vardır hemde geniş bir pembe aura uzanır. Pembe aura dünyada çok nadir görülür ve genelde geçici düşünce olarak görülür.

Kirli renkler parlamaz sadece duman gibi gözükürler:
Kahverengi: tedirgin, dikkat dağıtıcı, materyalist, sipiritüelliği reddetmek
Gri: karanlık düşünceler, depresif düşünceler, belirsiz istekler, kişiliğin karanlık taraflarının olması
Sülfür: ağrı, huzursuzluk, öfke
Beyaz: ciddi hastalık, uyuşturucu. Beyaz diğer monokromotik renklerin aksine bir gürültü gibidir. Beden ile zihinde uyumsuzluğu gösterir.
Ölmeden birkaç saat önce auramız beyaz renk alır ve yoğunlaşır. İnsanlar eskiden bunu görebildiği için çoğu kültürde ölüm beyazla anılır.

 

Auranızın varlığını ve renklerini bilmek dekorasyonda faydalıdır çünkü:

1. Kıyafetlerinizde ve ev dekorasyonunuzda size uygun renkleri seçip daha rahat hissedebilirsiniz.

2. Auranıza uygun doğal taşlar seçerek pozitif yüklenebilirsiniz. Doğru taşlar hem evinize hemde size güçlü enerji yükler.

3. Kötü negatif renkler bulduysanız meditasyon en iyi toparlanma yöntemidir, sessizlikte egonuz sizi üzemez, saf sevgiden oluşan özünüzü hissedersiniz.

4. Kalabalık yada negatif enerji hissettiğiniz yerlerde korunmak için kendinizi mavi bir kalkanın içine alın. Gözlerinizi kısa süre kapatın vücudunuzdan bir-iki metre dışarıda tüm vücudunuzu saracak büyüklükte mavi şeffaf bir balon hayal edin. Bu balon tüm negatifi sahibine yansıtır.

5. Hoş bir müzik, lezzetli yemekler, mum ışığı, hafif perdeler, canlı çiçekler, temizlik, ev hayvanları evin enerjisini yükseltirler. Pozitif ortamlar sizin ve evinizin enerjisini yükseltirler.

6. Kediler ve çocuklar manyetik alanı çok iyi algılarlar ve pozitiftirler, tepkileri size ipucu verir.

7. Evler eski yaşayanların enerjilerini, kavgalarını, olaylarının izlerini taşırlar, bu hatıralar hava yoluyla yada direk temasla maddeye geçer. Bu yüzden iyi temizlenmeli ve mümkünse tadilatla yenilenmelidir. Enerjisel mekan temizliği yazımı hazırlamaktayım.

8. Son olarak evlerimizden taşınırken ondan sevgiyle vedalaşmak yeni taşınanların hayrınadır çünkü bağımız uzun süre kopmadığı sürece enerji aktarmaya devam ederiz.

Sevgilerimle…

SO © 2014 Her hakkı saklıdır. Sitedeki yazılar izinsiz ve kaynak belirtmeden başka yerde yayımlanamaz. Ancak yazıları yazar ismi ve kaynak belirterek ya da siteye link vererek paylaşabilirsiniz.